Arama

HomeDişhekimliği Tarihi 1

Dişhekimliği Tarihi 1

b 13826162Dişhekimliğinin çağlar boyunca hekimlikle içiçe olduğu bilindiğine göre hekimlik nasıl doğmuştur? Buna kısaca değinmek yerinde olur. Tarih öncesi yazılı belge olmaması bu konudaki bilgilerimizi sınırlandırmaktadır ve ele geçen belgeler sadece prehistorik duvar resimlerinden ibarettir. Bunlardan en ilginci İspanya’da Pirene Dağlarında "Üç Kardeşler Mağrası" duvarına resmedilen bir sihirbaz hekime aittir. Bu resim günümüz Afrikasındaki büyücü hekime çok benzer. 15.000 yıllık olan bu eser, 500.000 yıl süren taş devrine göre çok yeni bir bulgudur.Tıp tarihçileri, tarih öncesi hekimliğinin büyük ölçüde içgüdülerden yararlandığını, sonra da büyüsel bir nitelek taşıdığını kabul etmektedirler. Gerçekten de bir yeri kesilen insanın kanayan yarasını eliyle veya sert birşeyle bastırması örneğinden anlaşılacağı gibi, iç güdüsel tıbbın geçmişi çok eskilere dayanmaktadır.Öte yandan ilkel toplumlarda kabile reisi, hem sihirbaz büyücü, hem de hekim niteliğine sahiptir. Tarihin derinlerine gidildikçe, mabetlerde rahiplerin de hekimlik yaptıkları ve bu yolla da önemli bir tıbbi bilgi birikimi oluştuğu kabul edilmektedir. Prehistorik insanın kullanması muhtemel tıp aletleri ise genellikle çakmak taşından yapılmış basit avadanlıklardan ibarettir.Tarih öncesi insanında diş çürüğü azdı. Çünkü o devirde ancak sağlam bünyelilerin yaşama şansı vardı, bu kişiler de çürük insidansının düşük olduğu bir gerçektir. Brothwell’in Skhull Neandertal iskeletlerinde diş çürüğüne rastlanmamıştır(1). Fakat arkeolojik bulgular bunun tam doğru olmadığını, tarih öncesi insanında da diş çürüğü bulunduğunu ortaya koymuştur.Prehistorik iskeletler üzerinde romatoid artritis, vertebra tüberkülozu, eksostoz gibi paleopatolojik bulgular da görülebilmektedir. Örneğin Dr. Dubois 1981'de Cava’da bir Pithecantropus Erectus’un uyluk kemiğinde büyük bir kemik tümörü bulmuştur. Bu yaratık günümüzden 400.000 yıl önce yok olmuştu.Ayrıca, iskelet buluntularında, çeneler ve diş sistemine ait ilginç bulgulara da rastlanılmaktadır. Bu konuda birkaç örnek verelim:- Bir Homo Mousteriensis Hauseri’nin alt sol daimi kanini gömüktür.- Rodezya ve Talgai Man’da bulunan bir baş iskeletinde, molarların pulpa tabanında aşınma, kronik periapikal abse ve alvolde fistül görülmüştür.- Punin Calvarium adını alan bu iskelet parçası Ekvator’da bulunmuştur ve yaklaşık 10.000 yıllıktır. İskeletin sol üst kanininin konumu çok ilginçtir. Kuronun tepe noktası, orta kenarlarına çok yakındır ve yine koronun lingual yüzü maksilladan görülmektedir. Kaninin yerinde bulunmamasına bağlı ark boyu kısılması vardır.W. Marion Krogman İran’da Damghan Yöresinde Tepe Hisarda yaptığı kazılarda 58 çocuk kafatasında üç çürük ve iki apikal abse tespit etmiştir. Diş aşınmaları çok karekteristiktir ve pulpa invazyonuna neden olmuştur. Diş arkları parabol şeklindedir. Çenelerde ne bir diş malpozisyonu, ne de bir çapraşıklık vardır(2). Buna benzer vakalara Anadolu’da da rastlanmaktadır. Mesela Bostancı, Sard’da Lidya dönemine ait bir iskeletin sol alt çene kondilinde rumatoid artritis’e bağlı deformasyon saptamıştır(3).Alpagut, Malatya Arslantepe höyüğünde bulunan Tunç çağına ait bir baş iskeletinde bilateral alt çene ankilozu tespit etmiştir(4).Bu gibi örnekleri çoğaltmak mümkündür. Ülkemizde tarih boyunca pek çok uygarlık yaşandığından paleopatolojik ve odontolojik buluntuların çok zengin olacağı şüphesizdir (5).Dişhekimliği Tarihi’ni bilmenin bize sağlayacağı yararları şöyle sıralayabiliriz:1- Tarih ilaç ve tedavi yöntemlerinden çağdaş bilimin ışığında yeniden yararlanmak. Mesela; bir ingiliz misyoneri Çinde bulunurken "Anakara" denilen yüksük otunun ikinci yıl çiçekleri açtıktan sonra toplanan yapraklarının, hafif güneşte kurutularak saklandığını; bu koyu yeşil yaprakların soğuk suda yapılan meserasyonu hastalara içirilince idrar söktüğünü ve şişlerin indiğini görmüştü. Bu madde Avrupa’ya getirilerek yetiştirilmiş ve dijitalin öz maddesi idantifiye edilmiştir. Bu alkaloid sayesinde bugün milyonlarca insan yaşamını sürdürmektedir. Başka bir örnekte çocukların çenesinde çıkan empetigo(çakma) için halkın ya çakmak çaktırması veya kalaya çamur sürmesi olayında verilebilir. Kalay çamurunda kalay ve bakır vardır. Bu hastalığa karşı bugün içinde kalay ve bakır bulunan spesiyaliteler öngörülmektedir. Fakat hekimlik için pek bol olan bu tür örnekleri dişhekimliği için bulmak biraz zordur.2- İkinci neden daha önemlidir. Bilindiği gibi teknolojik buluşlar dişhekimliğinin gelişmesine büyük katkıda bulunmuştur. Başka deyişte dişhekimliği, teknoloji’nin hekimliğe yansıdığı tıp alanlarının en önde gelenlerdendir. Mesela:- Kauçuk sentezi,- Altın alaşımlarının protetik dişhekimliğine girişi,- Akril sentezi ve bunun dişhekimliğine uygulanması,- Paslanmaz çeliklerin diş protezi, ortodonti ve alet yapımında kullanışıgibi gelişmeler dişhekimliğinin hem daha bilimsel olmasına ve hem de daha yaygın olarak uygulanmasına yardımcı olmuşlardır.Meslek hayatı boyunca her dişhekimi bir teknik teknolojik evolüsyon yaşar. Öyleyse her dişhekiminin bu kavramı (TEKNOLOJİK EVRİM KAVRAMI) edinmesi gerekir ki, meslek yaşamında devamlı yenilikleri uygulayabilsin. Bu da meslek tarihini iyi bilmekle ve tıbbın sürekli kendini yenilediğini kavramakla gerçekleşebilir.3- Bütün bunların yanında dişhekimliği tarihini iyi bilmemizi gerektiren, Türkiye’de bu mesleğin yaşının henüz çok genç olmasıdır. Türk Dişhekimliği Tarihini incelediğimizde görüleceği gibi, ancak 1928 den sonra hekimlik yapacak diplomalı kişilerin yasal statülerinin belirlendiğine şahit oluyoruz. Öyleyse, meslek prestiji için, meslek uygularken ve sosyal ilişkilerde daha etkin bir yerimiz olmasını sağlamak için meslek tarihini iyi bilmek zorundayız(6).Özet olarak her dişhekimi için, dişhekimliği tarihinin iyi bilinmesi zorunludur. Prof.Dr. İlter UZELKAYNAKLAR:(1) Brothwell, D.: Diseas in Antiquity, C.Thomas Publ., Springfield, U.S.A.,(2) Krogman, M.W.: The skeletal and dental Pathology of an Early Iranian Site, Bull.Hist.Med., 8:28-48, 1940.(3) Bostancı, E: Osteo, arthritis on the condylar process, Antropoloji, 57-87, 1973.(4) Alpagut, B; Some Paleo Pathological Cases of the ancien Anatolian Mandibles, Human Evolutin, 8: 571-574, 1979.(5) Uzel, I, Alpagu, B. :Arslantepe Geç Roma Dönemi İskeletlerinde Diş çürüğü, Diş aşınmaları ve Periodontal Hastalıklar, II. Arkeometri Sonuçları Toplantısı,Ankara, 1987, s:31-53.(6) Uzel, I. :Diş hekimliğinde Unvan ve Yetkiler, Oral, 8: 39-42, 1984.

 

fototer logo   

 Bilgi ve Randevu için

444 88 70

Büyükdere Cad. Akıncı Bayırı

Sokak no:12 

Mecidiyeköy - İstanbul

Go to top